Hayr, sözlükte “iyi olmak, iyilik etmek, üstün olmak, üstün kılmak” gibi anlamlara gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette hayır kelimesi “sâlih amel”, “hasene”, “mârûf” gibi kavramlara yakın anlamlarda olmak üzere her türlü iyi tutum ve davranışın ahlâkî değerini belirtmek için kullanılmaktadır. Farklı inanç ve dinlere mensup toplumlarda da -yüzeysel de olsa- kelimenin anlamında belirgin bir farklılık gözükmemektedir.

İslam kaynaklarında hayır kelimesinin, başta malî fedakârlıklar olmak üzere her türlü yardım severliği ifade eden bir anlamda kullanılması, Müslümanları yüzyıllar boyunca bu tür faaliyetlere teşvik etmiştir. Asr- Saadet’ten itibaren İslam toplumu arasında güçlü bir dayanışma ruhu gelişmesine vesile olan “hayır” kavramı, İslam medeniyetinde başta vakıf müessesesi olmak üzere kamuya hizmet veren birçok hayır eserinin meydana getirilmesini sağlamıştır. Günümüzde de söz konusu hassasiyet farklı kurum ve şekillerde sürdürülmektedir.

Son yüzyıllarda dünyamızda meydana gelen değişimler insanlığı büyük bir felaketin eşiğine getirmiştir. Son araştırmalar, dünyada 42 ülkeden yaklaşık 132 milyon kişinin insani yardıma muhtaç durumda olduğunu gözler önüne sermiştir. Açlık, susuzluk, barınma ve güvenlik gibi temel konularda yoksunluğun yanı sıra sağlık, eğitim gibi hususlarda da yardıma muhtaç milyonlarca insana ulaşmak ve elimizi uzatmak, tüm insanlığın ama öncelikle Müslümanların ödevidir. Çünkü hayrı seven ve öven, “hayırda yarışmamızı” buyuran Allah’ın kulu, hayrı teşvik eden bir Peygamberin (sav) ümmetiyiz. Dünya ve üzerindekiler, ayrıca sahip olduğumuz her şey bizlere verilen bir emanettir. Tüm bunlarda ırk, din, dil ayırmadan tüm muhtaçların hakkı vardır. Sizleri de hayra davet ederek hakkı gözetmeye, birlikte yaşadığımız dünyayı bir emanet şuuruyla güzelleştirip gelecek nesillere bırakmaya çağırıyoruz.